- mehmet kirtik
- 2 dakikada okunur
Başarı Yolculuğu: İlk Adımın Gücü
Başarı… Herkesin dilinde, herkesin hayalinde ama çoğu zaman herkesin uzağında gibi görünen o kelime. Sosyal medyada gördüğümüz parlayan hikâyeler, “bir gecede” zirveye çıkmış gibi anlatılan başarı öyküleri ve kusursuz sonuçlar bize hep aynı hissi verir: Ben daha hazır değilim. Oysa başarı yolculuğunun en kritik noktası mükemmel olmak değil, başlamaktır.
Başarı Bir Varış Noktası Değil, Bir Yolculuktur
Başarıyı çoğu zaman bir hedef gibi düşünürüz: ulaşıldığında her şeyin tamamlanacağı, rahatlayacağımız bir nokta. Ama gerçek şu ki başarı, tek bir an değil; küçük adımların, hataların, vazgeçip tekrar denemelerin toplamıdır. Zirveye uzaktan bakan herkes, o zirveye çıkanların aslında kaç kez yön değiştirdiğini, kaç kez tökezlediğini görmez.
Başarı yolculuğu; belirsizlikle barışmayı, sabırsızlıkla mücadele etmeyi ve kendinle uzun bir sohbeti göze almayı gerektirir. Ve bu yolculuk sadece bir kararla başlar.
Başlamamak İçin “Mükemmel” Bahanelerimiz Var
“Biraz daha öğreneyim.”
“Şartlar uygun değil.”
“Zamanı gelince.”
“Benden daha iyileri var.”
Tanıdık geliyor mu?
Başlamamak için her zaman mantıklı görünen sebeplerimiz vardır. Çünkü başlamak, aynı zamanda risk almaktır. Eleştirilme ihtimali, başarısız olma korkusu ve konfor alanından çıkma zorunluluğu… Hepsi tek bir adımın arkasına saklanır. Ama acı bir gerçek var: Hiç başlamayan biri, asla ilerleyemez.
İlk Adım Küçüktür Ama Etkisi Büyüktür
Başlamak demek her şeyi bilmek demek değildir. Aksine, çoğu zaman yolda öğrenmek demektir. İlk adım genellikle mükemmel olmaz; hatta çoğu zaman dağınık, eksik ve heyecan verici derecede belirsizdir. Ama işte tam da bu yüzden değerlidir.
Çünkü ilk adım şunu söyler:
“Henüz hazır olmasam bile, kendime inanıyorum.”
Bir fikirle başlamak, bir sayfa yazmak, bir plan taslağı çıkarmak ya da sadece niyet etmek… Bunların hiçbiri küçük değildir. Küçük olan adımlar değil, ertelenen hayallerdir.
Başarı Cesaretle Beslenir
Başarı yolunda ilerleyen herkesin ortak bir özelliği vardır: Korkuya rağmen hareket etmek. Cesaret, korkunun olmaması değil; korkuya rağmen adım atabilmektir. Ve bu kas, ancak kullanıldıkça gelişir.
Başladıkça özgüven artar. Özgüven arttıkça hedefler büyür. Hedefler büyüdükçe yol daha anlamlı hale gelir.
Bugün Başlamak İçin En Doğru Zaman
Şartlar mükemmel olmayacak. Zaman hiçbir zaman tamamen “uygun” hissettirmeyecek. Ama bugün atılan küçük bir adım, yarınki büyük değişimin temelini atabilir.
Belki de başarıya giden yolda ihtiyacın olan tek şey, bu yazıyı okuduktan sonra kendine şu soruyu sormaktır:
“Eğer bugün küçük de olsa bir adım atarsam, hayatımda ne değişebilir?”
Cevabı bilmek zorunda değilsin. Sadece başla.
Çünkü başarı, harekete geçenleri sever.
